fbpx

OSMANİYE- EĞİTMEN EĞİTİMİ

OSMANİYE- EĞİTMEN EĞİTİMİ

RESMİ ÜNİVERSİTE ONAYLI 5 EĞİTİM 5 SERTİKA

Uzman eğitmen kadrosuyla Türkiye’nin pek çok yerinde eğitimlerimizi dopdolu yaşadık.

Şimdi eğitim sırası sende!…

Kariyer ve kişisel gelişimine destek olacak bu eğitim fırsatını kaçırma, üzülen sen olma.

.

Eğitimimiz, materyallerle tamamen uygulamalı olarak verilmektedir. Ayrıca uzaktan eğitim ile eğitimlerle alakalı içeriklere, videolara ve sunumlara erişebilecek ve eğitimlerinizi pekiştirebileceksiniz. Sadece uzaktan eğitimin yeterli olmadığı gerçeğinden yola çıkarak uygulamalı eğitimleri interaktif bir ortamda sizin de eğitimlere katılabileceğiniz şekilde programımız düzenlenmektedir.

EĞİTİM TARİHİ : 11-12 NİSAN  tarihlerinde SAAT  10.00 – 19.00’da

DETAYLI BİLGİ İÇİN LÜTFEN FORM DOLDURUNUZ, EĞİTİM DANIŞMANLARIMIZ EN KISA SÜREDE SİZE ULAŞIP BİLGİLENDİRME SAĞLAYACAKLARDIR. 

Okul öncesi eğitim programı, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde tüm bağımsız ana okulları ve ana sınıflarında uygulamaya başlanan eğitim programı. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve UNICEF’in teknik destek sağladığı program Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Yeni sistemde doğru argümanlar ve doğru iletişim teknikleri MONTESSORİ eğitim sistemiyle birebir uyumludur. Bu yüzden geleceğin en iyi eğitimi MONTESSORİ diyoruz.

Montessori çocuğun hareket ve faaliyet özgürlüğünü kısıtlamadan özgür bir ortamda kendini geliştirmesini hedefler. Montessori eğitimi ile çocukların kazandığı özelliklere bakacak olursak; çocuğun bireysel becerileri gelişir, dikkatini yoğunlaştırmayı öğrenir, çalıma isteği ve zevki gelişir, üretken olur, sosyal bir varlık olur, kaygılarını en doğru şekilde nasıl dile getireceğini öğrenir, özgüveni artar, sorumluluk duygusu gelişir, bir problemi nasıl tanımlayacağını öğrenir, bir problemi nasıl çözmesi gerektiğini öğrenir, kendisine ve başkalarına karşı saygı duyar, güçlü bir karaktere sahip olur. Montessori eğitimi alan her çocuk özgürdür, kendi bireysel öğrenme hızında gelişimini tamamlar. Çocuğun bilişsel becerilerini geliştirmeye yönelik materyaller kullanmasıyla çocukların soyut kavramları öğrenmesi sağlanır. Bu gelişim sırasında yetişkinler çocuklara müdahale edemez. Çünkü çocuklar kendi ritimleri doğrultusunda gelecekte inşa edecekleri karakterleri yetiştirmek için kendilerini geliştirmeye çalışırlar. Yetişkinlerin zamansız müdahalesi çocukları yanlışa yönlendirebilir.

Montessori eğitimi pek çok yönüyle kalıplaşmış klasik eğitimlerden ayrılmaktadır. Montessori eğitimi ile diğer klasik eğitimler arasındaki farklara değinecek olursak;  Montessori eğitimi alan çocukların sosyal ve algısal gelişimi artar,  öğretmen sınıfta rehber görevi görür, çocuğun kişisel disiplini gelişir, kişisel öğretime öncelik verilir, farklı yaş gruplarına uyarlanabilir,  eğitim çocuk ve öğretmen iş birliği ile gerçekleşir, çocuk ne yapacağını kendisi belirler, çocuk kavramları eğitim materyalleri ile kendi kendine öğrenir, çocuk oyun esnasında öğrenir, öğrenme adımını çocuk atar, öğrenme tekrarlama ve başarma duygusu güçlendirilerek motive edilir, çocuk istediği materyalle istediği yerde istediği aktiviteyi yapar, bu eğitim için özel olarak tasarlanan materyaller ile kişisel ve çevre bakımını kendi kendine öğrenir.

Montessori öğretmeni nasıl olunur, Montessori eğitimcisi ya da montessori öğretmeni montessori okullarında montessori metotlarını uygulayan eğitimci ya da öğretmenlerdir. Montessori öğretmeni olmak için “Montessori Eğitmen Eğitimi” almanız gerekmektedir. Montessori eğitimcisi olmak için alacağınız belgenin uluslararası geçerli olmasına dikkat etmeniz kariyeriniz açısından daha fazla önem arz etmektedir.

Montessori eğitimcisi yetiştirme programları çeşitli şekilde verilmektedir. MEB onaylı alabileceğiniz gibi Üniversite onaylı sertifikalı eğitime katılarak da uluslararası geçerli bir montessori eğitmeni olabilirsiniz.

Montessori okulları hızlıca yaygınlaşan çocuklara verdiği eğitim yöntemi ile kendisini kanıtlamış bir eğitim sistemidir. Bu eğitim metoduna katılıp, montessori eğitmeni olarak da kariyer alanında kendinize farklı ve eğlenceli bir alan açabilirsiniz. Montessori öğretmeni olmak için eğitimlerinizi tamamlamanız yeterlidir.

Montessori eğitimi alan bir birey uluslararası geçerliliği olan bir belgeye sahip olabilir. Bu belgeyle birlikte belli tecrübe edindikten sonra Montessori eğitmeni olabilir.

Montessori eğitimlerine herkes katılabilir. Özel ya da resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan öğretmenler, program koordinatörleri, yöneticileri veya anne babalar bu eğitimlerde öğrendiklerini hem iş hayatlarında hem de evlerinde uygulayabilirler. Önemli olan Türkiye’de yeni gelişmekte olan Montessori eğitimiyle kendi kariyerlerinde bir ilerleme sağlamak istemeleridir.

Montessori eğitimi ile çocuklara doğal bir sorumluluk hissi verilmiş olur.

Montessori eğitiminde, Çocuk deneyimlerini mutlaka kendisi yaparak, tecrübe ederek yaşayarak kazanır.

Montessori yaklaşımında, Büyükler ile küçüklerin bir arada yer alması çocuklarda toplumsal bilinci ve kendine güveni geliştirir.

Montessori eğitiminde, Çocuklar öğretmen uyarıları yerine, kendi hatalarını kendileri görüp düzeltirler.

Bireysel öğrenme, çevre içerisinde gerçekleşir ve her bir çocuk farklı bir adımda büyür, bu da çocuğun gelişimini destekler.

Soyut yerine somut öğrenme teknikleri üzerinde durulur. Çocuklar kavramları birebir deneyimleyerek, tecrübe ederek ve yaşayarak öğrenir.

Montessori sınıflarında bütün materyaller çocukların ulaşabileceği şekilde dizayn edilmiştir.

Masa, sandalyeler çocukların kullanabileceği boyuttadır. Duvarda yer alan resim ya da objeler yine çocukların boyuna uygun göz hizasına gelebilecek şekilde dizayn edilmiştir.

Montessori yöntemleriyle, Çocuklar eğlenmenin hazzıyla ve araştırma arzusuyla çalışırlar. Çocukların ilgileri işin sonunda çıkan üründen ziyade işin ta kendisi olmaktadır.

Montessori metodunda, Çevre düzeni, çocuklar için hazırlanmıştır ve tamamen çocuklara uygun şekilde tasarlanmıştır. Odadaki her şeyin özel bir yeri ve alanı vardır.

Çocukların motivesi öğretmen tarafından değil bilakis çocuğun kendi gelişim ihtiyaçları tarafından doğal şekilde motive edilirler.

Montessori okullarının sınıflarındaki materyaller çocukların erişebileceği dolaplarda yer aldığı için çocuğun istediği materyali seçmesine imkân sağlar.

Çocuk materyallerin özellikleri sonucu duyularını hassaslaştırır ve öğrenir.

Montessori eğitiminde, Çocuk çalışmalarında seçme özgürlüğüne sahiptir.

Montessori Eğitimininde, Gerçek hayatla ilişkiler kurulur.

Materyalin çekiciliğine, albesine çok fazla özen gösterilir. (Materyalin temizliği, bütünlüğü, renk uyumu çok önemlidir.)

Montessori Okulu, Montessori materyalleri, somuttan soyuta, basitten zora, aşamalı bir biçimde düzenlenmiş ve çocuğun hata kontrolü yapmasına imkân sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Böylece montessori öğretmeni çocuğun hatasını söylememekte ve çocuk doğruyu kendi bulmaktadır.

Oyun Terapisi: Çocukların yetişkinler gibi kendilerini ifade etmeleri kolay değildir. Oyun terapisi ile çocuklar kelimeleri kullanmak yerine oyun ve oyuncaklar aracılığıyla, kendini ifade edebilmeyi, günlük yaşamında baş edemediği problemleri çözebilmeyi ve olumsuz davranışlarını değiştirebilmeyi öğrenir. Oyun terapisinin amacı çocuğun kendini duygusal olarak iyi hissetmesini sağlamaktır. Çocuğun normal gelişimini etkileyen duygusal, davranışsal ve psikolojik problemleri ortadan kaldırmak ve problemin büyümesini önlemektir. Oyun terapisinin türleri, non-direktif (yönlendirilmemiş), kognitif (bilişsel davranışçı) ve Filial Terapidir. (anne-baba da dâhil olur) Seanslar yaklaşık 50 dakika sürmektedir. Ancak Filial Terapi 30 dk, 15–20 seans sürmektedir.

Oyun Terapisti: Eğitimli bir oyun terapisti çocuk ile empati kurar. Çocuğun kendini anlaşılmış ve kabul görmüş hissetmesine, kontrol hissi ve farkındalık kazanmasına uygun ortamı sağlar. Yönlendirilmiş çalışmalar hedefe yöneliktir. Oyun terapistinin sorumluluğu rehberlik yapmak ve yorumlamaktır. Terapist problemli davranışın yerine daha olumlu davranışların ve düşüncelerin geliştirilmesine yardımcı olur. Terapinin önemli unsurlarından biri ödüllendirmedir. Bu yolla çocuğa hangi davranışlarının uygun hangilerinin uygun olmadığı yönünde doğrudan mesaj verilir.

Oyun Terapisi Sertifika Eğitimi; almak kişinin olaylara ve çocuklara bakış açısını değiştirir. Bu eğitimi alan kişiler çocuklarla daha kolay bir şekilde iletişim kurarak onların duygu ve düşüncelerini daha kolay bir şekilde anlar.

 

 

Oyun Terapisi Sertifikası ile; kreşlerde, özel okullarda, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, danışmanlık merkezlerinde oyun terapisti olarak çalışabilirsiniz ayrıca kendinize ait bir oyun evi veya danışmanlık merkezi açabilirsiniz.

👉 Profesyonel çocuk gelişimi, psikolojisi ve eğitim hizmetleri sağlayanlar ve bu hizmetlerine yeni uzmanlık eklemek isteyenler,

👉Hizmet verdiği alanlarda çocuk ve aile ilişkilerini geliştirmek ve ek uzmanlık kazanmak isteyenler,

👉 Sistemli yöntemler öğrenerek, kanıtlanmış ve takip edilebilir bir yapıda çocuk ve ailelere hizmet sunmak isteyenler,

👉Nitelikli ve kapsamlı bir eğitim sürecinden sonra bilgi ve donanımını geliştirmek isteyenler,

👉 Bir ailede çocuk gelişimi, psikolojisi, eğitimi ve çocuk – ebeveyn ilişkisi konularında kendilerini geliştirmesine yardımcı olmak isteyenler,

👉 Kendi ailesinde oyun terapisi hizmeti almak isteyen kişiler eğitime katılabilirler.

  • Oyun Terapisti, çocuğu olduğu gibi kabul eder.
  • Oyun Terapisti çocukla sıcak bir ilişki kurar.
  • Terapist çocuğun duygularını ifade edebileceği uygun ortamı sağlar.
  • Terapist çocuğun dışarı vurduğu duygulara karşı açıktır ve çocuğa iç görü kazandıracak şekilde ona geri yansıtır.
  • Terapist çocuğa kendi problemlerini çözebilmesine fırsat verir ve yaptığı seçimlere saygı duyar. Değişime karşı yaptığı seçimlerin sorumluluğunu çocuğa verir.
  • Terapist terapi sürecini hızlandıramaz, bu süreç zamanla gelişir.
  • Terapist çocuğu yönlendirmez ve çocuğun çizdiği yolu takip eder.
  • Terapist terapiyi sürdürebilmek için gerekli sınırları çizer. Oyun terapisini çocuk psikoterapistleri, psikiyatri hemşiresi, sosyal hizmet görevlileri, rehber ve psikolojik danışmanlar, psikologlar, sanat terapistleri kullanmaktadır.
  • 1) Oyun Nedir?2) Oyunun Tanımı Nedir?3) Oyun Terapisi Nedir?4) Oyun Terapisi ile Verilen Mesajlar Nelerdir?5) Oyun Terapisti Kimdir?6) Oyun Sürecinde Kurulan İletişim Nasıl Olur?7) Oyun Terapisinde Yarar Sağlanan Vakalar Nelerdir?8) Oyun Terapisi Ne İşe Yarar?9) Oyun Terapisinin Hedefleri Nelerdir?10) Oyun Terapisinde Kullanılan Oyuncaklar Nelerdir?11) Oyunun Tarihçesi;12) Duygusal Gelişim ve Oyun;13) Motor Gelişim ve Oyun;14) Fiziksel Gelişim ve Oyun;15) Oyunun Evreleri ve Özellikleri Nelerdir?- Tek Başına Oyun Evresi (0-2 Yaş)

    – Paralel Oyun Evresi (2-4 Yaş)

    – İş Birliğine Dayalı Oyun Evresi (4-6 Yaş)

    –  Kurallı Oyun Evresi (6+ Yaş)

    16) Oyun Türleri Nelerdir?

    17) Karaktere Göre Oyun Türleri Nelerdir?

    18) Oynadığı Türlere Göre Oyun Türleri Nelerdir?

    19) Kullanılan Araca Göre Oyun Türleri Nelerdir?

    20) Oyun ile İlgili Kuramlar;

    – Rahatlama ve Dinleme Kuramı

    – Tekrarlama Kuramı

    – Dinamik Oyun Kuramı

    – Diğer Oyun Kuramları

    21) Gelişim Alanlarına Göre Oyuncakların Sınıflandırılması;

    – Büyük Kas Gelişimi İçin Oyun Araçları

    –  Küçük Kas Gelişimi İçin Oyun Araçları

    – Kurgu Oyuncakları

    – Yaratıcı Düş Gücü Geliştiren Oyuncaklar

    – Evcilik Oyuncakları

    – Yaratıcı Sanat İçin Malzemeler

    22) Oyuncakların Nitelikleri

    23) Oyuncak Seçimi

    24) Oyuncak Çeşitleri

    25)  Çocuk Merkezli Oyun Terapisi;

    – Hedefleri

    – Oyuncak Seçimi

    – Oyun Odası ve Materyaller

    – Prensipleri

    – Becerileri

    26) Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi

    27) Kum Terapisi

    – Kimlere Uygulanır?

    – Uygulama Amacı

    – Süreç Nasıl İşler?

    – Hedefler

    28) Filial Terapi

    – Hedefleri

    – Farkları

    – Kimlere Uygulanır?

    – Temel Becerileri

    – Terapi Süreci

    29) Oyun Kuramları

    – Klasik Oyun Kuramları

    – Çağdaş Oyun Kuramları

    – Psikanalik Kurumlar

    – Bilişsel Kuramlar

    30) Gelişim

    – Büyüme

    – Olgunlaşma

    – Öğrenme

  • -Oyun terapisi 3–11 yaş arası çocuklara uygundur.2-Boşanmış ailelerin çocuklarına3-Evlat edinilmiş veya terkedilmiş çocuklara4-Aile içi şiddet gören çocuklara5-Okulda zorbalık gören veya zorbalık yapan çocuklara6-Kaygı, korku ve fobileri olan çocuklara7-Uyku bozukluğu ve kâbusları olan çocuklara8-Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklara9-Ailede kayıp ve yas olan çocuklara10-Duygusal, fiziksel ve cinsel tacize uğramış çocuklara11-Konuşma bozukluğu olan çocuklara (kekemelik, tekrarlayıcı dil, bebek konuşması)12-Hiperaktivite ve Dikkat eksikliği tanısı almış çocuklara13-Arkadaş edinmede güçlük çeken çocuklara14-Ders çalışma ve okuma problemi olan çocuklara15-İçe çekilmiş ve sürekli mutsuz olan çocuklara16-Uygunsuz davranışlar sergileyen çocuklara, oyun terapisi uygulanmaktadır.

Masal terapisi, çocuk ve yetişkinlerdeki var olan durumu, semptomları, bilinçli çabalarla ulaşılamayan içsel süreçleri masal aracılığıyla dışa vurum yöntemidir.

Çocuklar ve yetişkinler, geçmişte yaşamlarını uzun süre etkisi altında tutan olumlu ya da olumsuz yaşam olaylarını, deneyimlerini, anılarını, bilinçdışına ve dünyaya karşı sembolik anlamlar olarak ortaya koyarlar.

Böylece kişinin içinde yaşadığı sürecin dışa yansıması olarak masallar ortaya çıkarır.

Masal Terapisi Eğitimi ile çocuklarla çalışırken onların temel karmaşalarını ifade etme ve çözmeleri için masallar mükemmel araçlar olacaktır.  Aynı zamanda çocuğun problem çözme sürecine yardımcı olmak adına öyküler oluşturabileceksiniz.

Masal Terapisinde amaç, çocuğun sorunlu geçişler ya da koşullarla bağlantılı sıkıntılarını, endişelerini ve stresini azaltmayı amaçlanmaktadır. Masal Terapisi eğitimi ile çocukla kendi dünyası içinde yüz yüze gelmesini sağlayabileceksiniz.

Masal Terapi Eğitimi ile çocuk ya da bireyin hem bilinç ve hem de bilinçdışı süreçlerini ortaya çıkarabilecek ve uygun destek süreci oluşturabileceksiniz.

Masal,

-Masal Terapisi,

-Masal Terapisti,

-Masal Terapisinin İşlevleri,

-Masal ve Çocuk Arasındaki İlişki,

– Masal Terapisi Kimlere Uygulanır,

-Masal Terapisi Teknikleri Nelerdir,

– Masal Terapisinin Kullanılabileceği Temel Çocuk Problemleri,

-Masal Terapisinden Çocuk Nasıl Faydalanır,

-Masal Terapisi Süresi ve Süreci Nasıl Olmaktadır,

-Vaka Örnekleri ve Uygulamalar

Masal Terapisi Sertifika Eğitimi, teorik bilgi ve beceri kazandırmanın yanı sıra masal terapisi teknikleri ve deneyimsel yöntemleri kullanabilmeyle ilgili tüm becerileri kazanabilmeyi amaçlar. Teröpatik dille yazılmış masalları okuduktan sonra devamında analizler yapma, çocuklarla yeniden masal yaratma süreçleri ve bilinen masalları değiştirerek yeni masallar oluşturma gibi kazanımlar hedeflenmektedir.

Masallar aracılığıyla çocuğun kendini ifade edebilmesi, kendini tanıması, problemlerini çözebilmek adına farklı bir bakış açısı kazanması ve alternatif üretebilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir terapi tekniğidir. Bu teknik sayesinde, davranış düzeltme, işlevsiz halde olan davranışı yenisiyle değiştirme ve travmayı yeniden çalışma mümkün olmaktadır.

Sanat terapisi sözle ifade edilemeyen korku, kaygı ve birçok duyguyu sembollerle, imajlarla, çizimle, renklerle, maske, kukla, duvar resimleri gibi tekniklerle dışa vurulmasını sağlar. Ayrıca hareket, dans, senaryolaştırma, canlandırma gibi bedenin enstrüman olarak kullanılması da dışavurumcu sanat terapisinin faydalandığı tekniklerdir.

İster bireysel ister grupla olsun sanat terapisi teknikleri ile birey kendisi hakkında derin farkındalıklara ulaşır.

Sanat terapisinin içinde, müzik terapi, drama terapi, şiir terapi, bibliyo terapi, drama terapi, heykel terapi, resim terapi gibi birçok sanatın dalından faydalanıyor olacağız.

Sanat terapisi öncelikle sorunun farkına varılması ve sonraki aşamada sorunun dışavurumunu sağlar.

Çocuklardan yetişkinlere kadar tüm yaş gruplarında pozitif sonuçlar doğuran bir yöntemdir.

Sanat uzun zamandır insanların kendini ifade etmesi için önemli araçlardan biri olagelmiştir. Sanat yoluyla iyileşmek ve sağalmak insanların bilinçli ya da bilinçsiz olarak uzun süredir kullandığı bir yöntemdir. Canımız sıkılınca sevdiğimiz bir şarkıyı açmak, bir film izlemek, bir şeyler karalamak, hatta hayallere dalmak bile sanatın terapötik kullanımına örnek olarak verilebilir.

Ancak sanat terapisinin bunlardan farkı, bir sanat terapisti aracılıyla, sorunun kaynağına yönelik ve çözüme odaklı bir süreç içermesidir. Sanat terapisi, kişinin ilgi, beceri ve yaratıcıklarına uygun, öznel ve özgün bir programla ilerleyerek beynin her iki tarafını da koordineli bir şekilde kullanmayı mümkün kılan bir terapi yöntemidir.

Sanat terapisi danışanın eline bir fırça bir boya tutuşturmak değildir, kişinin gelişimi, ilgileri, bu konuda öne sürülmüş psikolojik teoriler ve rehberlik metotları eşliğinde kişiyi anlamayı ve ona kendi iç dünyasının projeksiyonu ile yardımcı olmayı hedefler.

Sanat Terapinin İnsan Ruh Sağlığı İçin Önemi

Sanat ve Psikoterapi

Sanat Terapisi Yöntemleri:

–resim

–görsel sanatlar

–müzik

–edebiyat

–tiyatro

–dans, hareket

–fotoğraf

–sinema

Sanat Terapisi Uygulamaları

Sanat Terapisi Kullanım alanları

Sanat Terapisi Faydaları

Sanat Terapisi Kavramları

İlişkili Kavram ve Kuramlar:

—Topografik kuram

—Yapısal kuram

—Psikoseksüel gelişim kuramları

—Kişilik gelişim kuramları

Ego Savunma Mekanizmaları

3. alan

Geçiş nesnesi

Geçiş alanı

Oyun teorisi

Yaratıcılık

Spontanlık

Narsisizm

Uygulama Örnekleri

Sanat terapisi alanında yapılmış çalışma ve makaleler

Sanat terapisi için kaynak kitaplar

Sanat terapisi için kaynak müzikler

Sanat terapisi için kaynak filmler

Resim, çocuğun iç dünyasını dışarı yansıtan bir iletişim aracıdır. Resim, çocuğun dışarı yansıtamadığı duygularının dilidir. Resim, çocuğun kişilerarası iletişim, sorun çözme becerisini yansıtır.

Çocuk resimleri davranışsal, psikolojik ve fizyolojik gelişmeleri izlemek açısından önemli bir veri olarak değerlendirilmektedir

Kısaca resim çocuğu tanımamızı, neler hissettiğini, neler yaşadığını, duygularını düşüncelerini, aileye ve sosyal çevreye bakış açısı hakkında konusunda bize oldukça önemli ipuçları verir.

Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimin Amacı; çocuğun çizmiş olduğu resim aracılığıyla çocuğu tanımak, anlamak ve duygu ve düşünceleri hakkında bilgi sahibi olmaktır.

Çocukların serbest çizmiş oldukları resimler, iç dünyalarını yansıtıyor olması sebebiyle iyi analiz edildiklerinde çocuklar ve onların gelişimleri hakkında önemli bilgileri sahip oluruz.

Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimi ile çocuğun çizmiş olduğu resimleri, projektif testler aracılıyla değerlendirme ve analiz edebilme beceriniz gelişecektir.

Çocukların çizmiş oldukları resimleri “resim” deyip geçmemek gerekir. Çocuklar çizmiş oldukları resimler aracılıyla bize birçok şey anlatırlar.

Örneğin; bazı çocuklar aile üyelerini düz bir çizgi üzerine çizer, bazı çocuklar sayfayı ortadan ikiye bölmüşçesine sağ tarafa bir aile üyesini, sol tarafa diğer aile üyesini, kendisini ortaya ya da hiç çizemeyebilir. Resim orta kısmına ev ağaç gibi bir figür yerleştirebilir. Aslında çizilen her bir figür, çizgiler,  nesneler bize birçok şey anlatır yeter ki iyi bir gözlemci, analist ve yorumcu iseniz,

Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimi sayesinde, çocukların çizmiş oldukları resimlerin, kâğıda yerleştirme şekline göre, sayfayı kullanış biçimine göre, yer yön şekline, mekân perspektif, orantı, renkler, realizm açısından, resmin içeriğine göre ve birçok resim özellikleri sayesinde bir resmi analiz ediyor olacaksınız.

Resim, çocuğun iç dünyasını dışarı yansıtan bir iletişim aracıdır. Resim, çocuğun dışarı yansıtamadığı duygularının dilidir. Resim, çocuğun kişilerarası iletişim, sorun çözme becerisini yansıtır.

Çocuk resimleri davranışsal, psikolojik ve fizyolojik gelişmeleri izlemek açısından önemli bir veri olarak değerlendirilmektedir

Kısaca resim çocuğu tanımamızı, neler hissettiğini, neler yaşadığını, duygularını düşüncelerini, aileye ve sosyal çevreye bakış açısı hakkında konusunda bize oldukça önemli ipuçları verir.

Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimin Amacı; çocuğun çizmiş olduğu resim aracılığıyla çocuğu tanımak, anlamak ve duygu ve düşünceleri hakkında bilgi sahibi olmaktır.

Çocukların serbest çizmiş oldukları resimler, iç dünyalarını yansıtıyor olması sebebiyle iyi analiz edildiklerinde çocuklar ve onların gelişimleri hakkında önemli bilgileri sahip oluruz.

Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimi ile çocuğun çizmiş olduğu resimleri, projektif testler aracılıyla değerlendirme ve analiz edebilme beceriniz gelişecektir.

Çocukların çizmiş oldukları resimleri “resim” deyip geçmemek gerekir. Çocuklar çizmiş oldukları resimler aracılıyla bize birçok şey anlatırlar.

Örneğin; bazı çocuklar aile üyelerini düz bir çizgi üzerine çizer, bazı çocuklar sayfayı ortadan ikiye bölmüşçesine sağ tarafa bir aile üyesini, sol tarafa diğer aile üyesini, kendisini ortaya ya da hiç çizemeyebilir. Resim orta kısmına ev ağaç gibi bir figür yerleştirebilir. Aslında çizilen her bir figür, çizgiler,  nesneler bize birçok şey anlatır yeter ki iyi bir gözlemci, analist ve yorumcu iseniz,

Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimi sayesinde, çocukların çizmiş oldukları resimlerin, kâğıda yerleştirme şekline göre, sayfayı kullanış biçimine göre, yer yön şekline, mekân perspektif, orantı, renkler, realizm açısından, resmin içeriğine göre ve birçok resim özellikleri sayesinde bir resmi analiz ediyor olacaksınız.

  • Psikologlar,
  • Psikolojik Danışmanlar,
  • Sosyal Hizmet Uzmanları
  • Sosyoloji mezunları,
  • Rehber Öğretmenler,
  • Çocuk Gelişim Uzmanları,
  • Okulöncesi / Anaokulu Öğretmenleri,
  • Resim Öğretmenleri,
  • Özel Eğitim Uzmanları,
  • Aile Danışmanları,
  • Sınıf Öğretmenleri,
  • Çocuk ve Ergen Psikiyatristleri
  • Özel Eğitim uzmanı,
  • Eğitime tüm anne babalar katılabilir.
  • – Çocuk Resmi Gelişim Dönemleri- Karalama Dönemi (2-4 Yaş)- Şema Öncesi Dönem (4-7 Yaş)- Şematik Dönem (7-9 Yaş)- Gerçekçilik (Gruplaşma) Dönemi (9-12 Yaş)- Görünürde Doğalcılık Dönemi (12-14 Yaş)- Çocuk Resimlerinin Özellikleri- Saydamlık- Realizm- Tekrar ve Simetri- Orantı- Espri- Kurallara Uygun Resim- Çocuk Resminde Simgesellik- Tip

    – Çocuk Resminde İçerik

    – Çocuk Resminde Renk

    – Renlerin Psikolojik Anlamı ve Yorumu

    – Kâğıtta Yer ve Yön Seçimi

    – Çizimlerde Detay Figürlerin Anlamı

    – İnsan Figürünün Detayları ve Anlamları

    – Çocuk Çizimlerinde Evin ve Çevresinin Anlamı

    – Çocuk Resimlerinin Genel Olarak Yorumlanmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

    – Çocuğun Resim Etkinliği Karşısında Anne Baba ve Okulun Rolü Ne Olmalıdır?

    – Çocuk Resmi Değerlendirme Testleri

    – Bir İnsan Çiz Testi

    – Goodenough – Harris Bir İnsan Çiz Testi

    – Bir Adam Çiz Testi

    – Aile Resmi Testi

    – Hayali Hayvan Çiz Testi

    – Ev-Ağaç-İnsan

    – Hayvan Ailesi Çiz Testi

  • Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Eğitimi’ne katılarak, Başkent Üniversitesi onaylı sertifika almaya hak kazanan katılımcılar,Anaokulları kreşlerde,Psikolojik danışmanlık merkezlerinde,Aile danışma merkezlerinde,Özel eğitim merkezlerinde,Hastane gibi kurumlarda bu eğitim ve sertifikayı kullanarak resimler aracılıyla çocuğu tanımaya, anlamaya, yorumlama bilgi ve beceriye sahip olur.Çocuk Resimleri Analizi Ve Psikolojik Resim Testleri Sertifika Eğitimi, kişilerin olaylara ve çocuklara bakış açısını değiştirir. Bu eğitimi alan kişiler çocuklarla daha kolay bir şekilde iletişim kurarak onların duygu ve düşüncelerini daha kolay bir şekilde anlar.

Drama, “doğaçlama, rol oynama vb. tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanarak, bir grup çalışması içinde bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, kimi zaman soyut bir kavramı ya da davranışı, eski bilişsel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların gözden geçirildiği süreçlerde anlamlandırılması ve canlandırılması” olarak tanımlanmaktadır.

Drama “yaparak yaşayarak öğrenme” açısından en etkili yöntemlerden biridir. Drama süreçlerinin içinde yer alan birey düşünür, plan yapar, organize eder ve düşüncesini eyleme dönüştürerek uygular. Bu süreçte yaşantılar yoluyla yeni davranış ve duyguları öğrenir, deneyim sahibi olur. Drama oyunsu özellikler taşır ve oyunun gücünü kullanarak çocukların yaratıcılığını destekler. İnsan sosyal bir varlıktır ve kişilik gelişiminin başladığı okul öncesi yıllar sosyal gelişim açısından kritiktir.  Dramanın en önemli hedeflerinden biri toplumsallaşmayı sağlayarak toplumda hoşgörülü, empatik, demokratik bireyler yetiştirebilmektir. Toplumsal yapı içinde çocukların kurgusal düşünme biçimleriyle gerçek yaşam arasında bağlantı kurmalarına yardım eder. Çocukların yaşamın ilk yıllarından itibaren bu becerileri edinmesi gelecekte sağlıklı ve refah içinde yaşayan bir toplum için son derece önemlidir.

Çocuklar okul öncesi dönemden başlayarak drama çalışmalarına katılabilirler. Çocuklar üç yaşını tamamladıktan sonra sosyal gelişimlerinde ivme yaşarlar. Arkadaşlarıyla bir arada olmaktan grup oyunlarına katılmaktan hoşlanırlar. Drama çalışmalarına 4 yaşından itibaren basit rol oynama ve doğaçlama çalışmalarıyla başlanabilir. Drama çalışmalarına erken yıllarda başlamanın çocuklar açısından oldukça fazla yararı bulunmaktadır. Aşağıda yaratıcı dramanın sağladığı yararlar sıralanmıştır.

  • Yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirir
  • Problem çözme becerilerini geliştirir
  • Dil becerilerini destekler
  • Olaylara ya da durumlara farklı bakış açıları geliştirmeyi sağlar
  • Sosyal gelişimi destekler
  • Empati yeteneğini geliştirir ve iletişimde gerekli temel becerileri kazandırır
  • Bireyin kendisini tanımasına yardımcı olarak dürtülerden yararlanmayı öğretir
  • Özgüven, özsaygı, öz düzenleme becerilerini geliştirir
  • Kendi duygularını ve başkalarının duygularını anlamayı sağlayarak duygusal gelişimi destekler
  • Bireyin olumsuz duygularından uzaklaşmasına yardımcı olarak duygusal rahatlık sağlar
  • Farklılıklara saygı duyar
  • Sözel ve sözel olmayan iletişim unsurlarını öğrenmeyi sağlar
  • Bedenini çok yönlü kullanarak keşfetmeyi ve bedeninin sınırlarını fark etmeyi sağlar
  • Sanata olan eğilimi artırarak bireyin estetik algısını geliştirir
  • Psikolog ve psikoloji danışmanları
  • Sosyolog ve aile danışmanları
  • Öğretmenler ve özel eğitimciler
  • Çocuk gelişimciler
  • Çocukları ile kaliteli vakit geçirmek isteyen ebeveynler
  • Yaratıcı dramaya ilgi duyan herkes Yaşam Boyu Eğitim sitemizden yaratıcı drama eğitimine katılabilir ve sertifika alabilirler.
  • Güzel sanatlar liselerindeki drama derslerini yürütebilir
  • Devlet ya da özel okullarda egzersiz yapabilir
  • Sosyal projelerde egzersiz yapabilir
  • İl/ilçe milli eğitim müdürlüğü üzerinden egzersiz açabilir
  • Anaokulu, kreş, zekâ kulübü ve benzeri kurumlarda görev alabilir
  • Ayrıca kurum ve kuruluşların animasyon departmanlarında, çocuk kulüplerinde, organizasyon şirketlerinde, tiyatrolarda, eğitim ve danışmanlık merkezlerinde, dernek ve kurs merkezlerinde çalışabilirler.

Öğrenci Koçu; çocuğun ailede başlayan, örgün eğitim ve sosyal çevreyle devam eden etkileşiminde oluşmuş etiketlerini, kendisinden beklenenleri, ona sağlam bir kariyer sağlamak adına yapılan yanlış uygulamaları bertaraf ederek, öncelikle öğrencinin kendini tanımasına fırsat tanıyan bir faaliyet alanıdır.

Öğrenciye; ‘Ben ailemden ve çevremden bağımsız olarak ne istiyorum, neyi yaparsam mutlu olurum, hangi yeteneklere sahibim, isteğime ulaşmak için nasıl bir yol haritası çizmeliyim? Gibi sorulara cevaplar buldurarak – ki cevabı öğrencinin kendisine buldurmak çok önemlidir- içsel kaynaklarını fark edip, onları hedefine ulaşmak amacıyla daha etkili ve verimli kullanması sürecinde yol arkadaşlığı yapar.

Koçluk kavramı 2000’li yıllarda Türkiye’de popülerlik kazanmış bir alandır, özünde bireyin kendi farkındalığını sağlamasına destek olmayı barındırır. Öğrenci koçluğu ya da eğitim koçluğu da bu anlamı ile öğrenim yaşantısı içerisinde, özellikle 13 yaşından büyük bireye eğitsel alanda destek sağlamaya yönelik bir hizmettir.

Öğrenci koçluğu çalışmaları içerisinde:

  • Bireyi tanıma,
  • Öğrenme yöntemlerini ve bireysel özelliklerini ortaya çıkarma,
  • Etkili, sistemli ve verimli çalışmayı sağlama,
  • Başarıyı engelleyen unsurları ortadan kaldırma,
  • Özgüveni arttırma,
  • Eğitim kurumu, aile ve birey arasındaki uyumu sağlama… gibi konular yer almaktadır.

Çalıştığımız gruptaki birey, yaşı gereği ve aslında haklı olarak ileriyi göremez, birkaç yıl sonra onu bekleyenlerden habersizdir ve anın tadını çıkarmak ister.

Hedef belirlemede ya çok uzun süreler sonrasına sadece hayaller ekler ya da çok dip noktalarda görüp kendini, karamsarlık taşır. Bu açmazlardan biridir. Bu noktada ihtiyaç duymak kaçınılmazdır.

Açmazlardan diğeri de şöyle ki, bilindik şu tablo her gün tekrarlanır… Öğrenci her gün okuldan eve gelirken, hatta sabah evden çıkarken muhteşem kararlar alır, çalışmak için programlar yapar, listeler hazırlar, o gün çalışacağı konuları belirler, yapması gerekenleri sıralar ve eve adımını atar. Önce yemek yer, biraz dinleneyim der, sonra biraz dinlenir biraz da bilgisayarı açayım der, biraz bilgisayarı açar sonra birkaç arkadaşımı arayayım ve mesaj atayım der… der… der… Bu süreç böyle uzar gider. Sonra bir bakar akşam diziler başlamış, izleyeyim de oturayım çalışmaya der ve işte orada artık gün biter, uyku vakti gelir. Bu akıp giden zamanda öğrenilmesi gerekenler yığılır, sınav dönemine doğru panik başlar, telaş artar.

Birçok öğrencim bu tablodan onlara bahsettiğimde acı bir gülümseme taşır yüzünde, bense haklı olmamın omzumdaki yükünü.

İşte bu noktada koçluk devreye girer, birey kendini ayakta tutacak, adeta hesap verecek birine gereksinim duyar. Öğrencilerimin genellikle benzer bir ifadesi vardır ki, “kendim de biliyorum ama, siz olunca yapıyorum hocam”. Anne babadan hemen tepki gelir: “Kendi biliyorsa yapsın o zaman!”  Annelere bunu şöyle söylüyorum, “siz de besinlerden hangisi zararlı hangisi yararlı biliyorsunuz, ama her pazartesi rejime başlıyorsunuz”, “biliyorsunuz ama, kontrol edemiyorsunuz”.

Sakın bundan, koç “yap” der, öğrenci “yapar” şeklinde bir şey algılamasın.  Gerçek koç bu durumun fakında olarak ve bu farkındalık ile ne yapması gerektiğini öğrenciye fark ettirir.

Bazı öğrencilerimde de genel kanı şu ki, “benim böyle olduğumu yeni fark ettim”. “Kendimi tanıyamıyorum”. “Kendime söz geçiremiyorum”. Benzer bir açmaz da burada var, gördüğünüz gibi ya da “çalışıyorum ama sınavda yapamıyorum”, “öğrendiklerimin hepsini unutuyorum”, gibi.

İşte koçluk hizmeti de bu noktalarda ihtiyaç duyulmaktadır. Farkındalık süreci böyle başlar ve süreç ilerler.

  • Kendini tanımasını ve yönetebilme becerisini geliştirmesini sağlar.
  • Kendine uygun hedefler seçmesini sağlar. Belirlenen hedeflere ulaşmak için doğru bir strateji belirlemesine yardımcı olur.
  • İstek ve ihtiyaçlarını doğru bir biçimde belirlemesine olanak sağlar.
  • Sınırlayıcı düşünce kalıplarından kurtularak olumlu düşünce kalıpları geliştirebilmesinin yollarını belirlemesini sağlar.
  • Etkin çalışmayı öğrenmesine yardımcı olur.
  • Zaman yönetimini gerçekleştirebilmesini, etkili bir program oluşturabilmesini ve bu programa uyma disiplini geliştirmesini sağlar.
  • Doğru soruları sorma becerisini geliştirerek farkındalığını arttırır, böylelikle güçlü yönlerini açığa çıkartması ve kullanmasını sağlar.
  • Ailesi, arkadaşları, öğretmenleri ve çevresindeki diğer tüm bireylerle etkin bir paylaşım ve iletişim ortamının oluşturulmasına yardımcı olur.
  • Dersleri, eğlence isteği ve hobileri arasında denge kurabilmeyi öğrenmesini ve uygulayabilmesini sağlar. Ve böylelikle daha dengeli, mutlu, özgüvenli, başarılı olmasının yollarını açar.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir